Soruların Psikolojisi
İnsan Sorduklarıyla Kendisini Ele Verir mi? İnsan verdiği cevaplarla bildiklerini, sorduğu sorularla düşünce dünyasını, sorularının ardındaki niyetle de karakterini gösterir.
Düşünce notları, incelemeler ve farklı konulardaki makaleler.
İnsan Sorduklarıyla Kendisini Ele Verir mi? İnsan verdiği cevaplarla bildiklerini, sorduğu sorularla düşünce dünyasını, sorularının ardındaki niyetle de karakterini gösterir.
Boyutlar arası geçiş, yalnızca fiziksel bir yer değiştirme olarak düşünülmemelidir. İnsan bazen bir rüyayla, bazen derin bir tefekkürle, bazen yoğun bir dua hâliyle, bazen de gecenin sessizliğinde yaşadığı içsel uyanışla farklı bir idrak düzeyine geçebilir. Gece, insanın kendi derinliğine açılan sessiz kapıdır. Karanlık ise o kapının ardında saklı olan ışığı arama cesaretidir.
Karanlık her zaman son değildir; kimi zaman henüz doğmamış bir ışığın rahmidir.
“Önce etten ve kemikten Beşer var edildi. Sonra Akıl ve Bilinç ile insana evrildi.”
Kadir Suresi bu bölümde yalnızca mübarek bir gecenin faziletini bildiren metin olarak değil, cahiliye karanlığının içine doğan bilgi, bilinç ve dönüşüm çağrısı olarak ele alınmaktadır. Surenin leyl, kadr, nüzul, melekler, ruh ve fecr kavramları; tarihsel bağlamları ve sembolik anlamlarıyla incelenerek vahyin insana değer, topluma adalet ve karanlığa karşı aydınlık kazandıran gücü ortaya konulmaktadır.
Bu çalışma; “ins”, “cin” ve “abd” kavramlarını dilsel kökenleri ve Kur’an’daki kullanımları üzerinden inceler. Görünen–görünmeyen varlık alanını ve kulluk kavramını, mitolojik yaratılış anlatılarıyla karşılaştırmalı olarak ele alır.
Kur’an’ı anlamak, yalnızca günümüz meallerine başvurmakla sınırlı değildir. Kelimelerin kökleri, tarihsel kullanımları, ayet ve sure içindeki görevleri, sözlü aktarım biçimleri ve erken dönem Arap yazısı birlikte değerlendirilmelidir. Bu yöntem, metne keyfî anlamlar yüklemek değil; tek bir çeviride daralabilen anlam alanlarını daha görünür kılmaktır.
Acaba Tanrı insandan sadece ritüel bir ibadet değil de, insanın içindeki cevheri, eğilimi, sevgiyi ve potansiyeli açığa çıkararak onu yeryüzünde görünür kılmasını mı istedi. Bu durumda “liya‘budûn” ifadesi, insanın yaratılış amacını yalnızca tapınma biçimlerine indirgemeyen daha geniş bir anlama açılır.
Kıssaların Önemi ve kollektif hafıza ile ilişkileri
Esatir ve esatürül evvelin kavramı mitoji ile örtüştürülebilirmi?
Bilgi ile Güç arasındaki ilişkiye dair
Kültürel üretim araçlarıyla bir toplumun ahlaki yapısının nasıl çökertildiğine dair bir yazı