İbrahim Birtek, kitaplar ve yazı masasıyla hazırlanmış manşet görseli

Gece ve Karanlık

Karanlık her zaman son değildir; kimi zaman henüz doğmamış bir ışığın rahmidir.

İnsan bazen karanlığın tam ortasında kalır. Yol susar, kapılar kapanır, beklenen cevap gecikir. Kalp, kendi sessizliğinde bir işaret arar; ruh, görünmeyen bir kapının eşiğinde bekler. Böyle anlarda insan, her şeyin bittiğini sanır. Oysa karanlık her zaman son değildir; kimi zaman henüz doğmamış bir ışığın rahmidir.

Çoğu insan geceye, karanlığa, rüyaya, zamana, mekâna, gerçekliğe ve insanın görünmeyen derinliklerine bakmayı akıl etmez. Ancak insan yalnızca gözleriyle gören, bedeniyle yaşayan ve zamanın akışına kapılıp giden bir varlık değildir. İnsan; düşünen, hisseden, dua eden, arayan ve en sessiz anlarında bile başka bir derinliğe açılabilen bir sır yolcusudur.

Gece, dış dünyanın sustuğu vakittir. Fakat bazen ruhun en çok konuştuğu zaman da odur. Karanlık, gözün görüşünü daraltabilir; fakat kalbin görüşünü genişletebilir. İnsan kimi zaman gündüzün parlaklığı içinde fark edemediği hakikati, gecenin derin sessizliğinde duyar.

Bu yüzden karanlık yalnızca korkulacak bir boşluk değildir. O, insanı kendisine çağıran derin bir perdedir. Her karanlığın içinde bir soru saklıdır; her sorunun ardında bir arayış; her arayışın içinde ise henüz tükenmemiş bir ihtimal vardır. Bugün açılmayan kapı, yarın usulca aralanabilir. Bugün karşılık bulmamış gibi görünen dua, yarın kalbin en beklenmedik yerinde yankılanabilir. Bugün görünmeyen ışık, yarın insanın içine bir seher gibi doğabilir.

Belki bazı hakikatler hemen yüzünü göstermez. Belki bazı yollar ilk adımda açılmaz. Belki insan bugün beklediği cevaba ulaşamaz. Fakat umut, karanlığın karşısında insanın elinde tuttuğu en ince ama en dirençli ışıktır. Dua, görünmeyen kapılara vurulan sessiz bir sestir. Arayış ise insanın hâlâ diri, hâlâ uyanık ve hâlâ hakikate dönük olduğunun işaretidir.

Sonunda insan şunu anlar: Gece yalnızca karanlık değildir. Karanlık yalnızca yokluk değildir. Sessizlik yalnızca suskunluk değildir. Bazen gece insanı kendi özüne döndürür. Bazen karanlık, içinde sakladığı ışığı gösterir. Bazen sessizlik, söze sığmayacak kadar derin bir cevabı taşır.

Bugün olmayabilir.

Bugün görünmeyebilir.

Bugün kapı açılmayabilir.

Ama yarın olabilir.

Çünkü hiçbir karanlık, Allah’ın dileyeceği vakitte doğacak ışığa engel değildir. İnsan aramaya, düşünmeye, talep etmeye ve yürümeye devam ettiği sürece ihtimal tükenmez. Ve bazen en büyük aydınlık, insanın her şeyin bittiğini sandığı gecenin içinden doğar.

Başa dön