Bazen gün ortasında
karanlığı yaşamaktır seni sevmek;
bazen gecenin kıyısında aydınlığı…
Fırtınalar içinde huzuru…
Ve güneşin
yeniden doğuşunu görmektir.
Belki bir düş dersin sana dokunuşuma…
Peki ya hissettiğin sıcaklık,
duyduğun o kalp atışları ne ola?
Sen o derin uykundayken,
saçlarını okşarken
hissedebildin mi
ellerimle yüreğimin titreyişini?
Düş mü, rüya mı, gerçek mi…
Yoksa bir hayal mi?
Bugün değil…
Öyleyse dün mü, yarın mı?
Yoksa zaman var da ben mi bilmiyorum?
“Akışına bırak,” diyeceğim ama
akacak bir şey varsa…
Ben sana dokunduğumu sandım;
yüreğine değmiş miydim?
Dünyayı sığdırdın gönlüne,
bir tek bana mı yer kalmadı?
Oysa nereden bilecektim ki…
Cihana sığmayan gönlüne
ben nasıl sığayım?..
